londra

Author(s): 

Kapitalist ekonomi karmakarışık bir iştir vesselam! Şimdi bir düşünün: Dolar yükselip duruyor ya, işçi emekçi aileleri ne düşünüyor, ne yapıyor dersiniz? Eskiden dedelerimiz ninelerimiz üç-beş kuruşluk tasarrufunu yastık altında saklarmış. Hırsız kapmasın diye. Şimdi âdetler değişti, azıcık bir tasarrufumuz varsa hırsıza teslim ediyoruz! Daha doğrusu modern tefeciye. Yani bankaya. Bazen de bankada hizmetli olarak çalışan bir yakınımızın ya da mahalle kahvesinde komşumuzun kulağımıza fısıldadığı haberden etkileniyoruz, birkaç yüz dolar alıp kenara koyuyoruz. Sonra dolar yükseliyor, ama ne yükseliş. Seviniyoruz, iyi ki dolar aldım diye. Bir bozdursam, bin liram oldu bin beş yüz diyoruz.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Erzurum’da “ey finans sektörü!” çekip Londra’da ricacı olmak ne demek? “Biz Soros’un kulu kölesi değiliz” demek kolay. Londra’daki toplantıda Soros’un kuruluşlarının temsilcisi var mıydı, katılımcılar listesini bir açıklasanız da öğrensek!

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Kapitalizm diri diri yakıyor. Sınır tanımaksızın. Siz hâlâ halkın diniyle oyun oynayıp kapitalizmin şerrini onlardan gizliyorsunuz. İşçi sınıfının her yerde sömürüldüğünü, ezildiğini, horlandığını, kısacası insan yerine konulmadığını saklıyorsunuz. Bu sorunlar “sahura kalkmak”la değil, ayağa kalkmakla çözülür.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Londra nüfusunun sadece yüzde 12’si Müslüman kökenden geliyor. Londra çok kozmopolit bir kent olduğundan geri kalan yüzde 88 arasında Budist de vardır, Rastafari de. Ama herkes bilir ki, geri kalan yüzde 88 içinde en az yüzde 70 ya da 80 Hıristiyan kökenli ailelerden gelir. Bizim softalara sormak gerek: Hıristiyanlar neden bir Müslüman’a oy verir?

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

ASLEF (Metro Şoförleri Sendikası

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Evet, işçi sınıfının en yoksul katmanlarından gelen gençler, bu yağma edimiyle kapitalizmin en kutsal putu olan meta biçimini çiğnemekte, her şeyin fiyatının ödenmesi gerektiği yolundaki yüce yasasını ayaklar altına almaktadır. Ama meta biçiminin bir toplumsal yasa olarak hakimiyetini hiç sorgulamadan, kapitalizmin bekasına hiç meydan okumadan. Yoksulların yağması, sınıf mücadelesinin çiğ halidir.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Evet, işçi sınıfının en yoksul katmanlarından gelen gençler, bu yağma edimiyle kapitalizmin en kutsal putu olan meta biçimini çiğnemekte, her şeyin fiyatının ödenmesi gerektiği yolundaki yüce yasasını ayaklar altına almaktadır. Ama meta biçiminin bir toplumsal yasa olarak hakimiyetini hiç sorgulamadan, kapitalizmin bekasına hiç meydan okumadan. Yoksulların yağması, sınıf mücadelesinin çiğ halidir.

Gerçek'i paylaş:
londra beslemesine abone olun.

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri