Latin Amerika

Author(s): 

20. yüzyıl tarihindeki yerini ister olumlu bulun, ister beğenmeyin, Fidel Castro’nun yüzyılın devlerinden biri olduğunu teslim etmek zorundasınız. Ölümünden hemen sonra Gerçek’in sayfalarında Castro değerlendirilirken belirtildiği gibi, her şey bir yana bırakılsa bile, salt ABD emperyalizmine yarım yüzyıl boyunca kafa tutması ve bu mücadeleden Ortadoğu mitolojisindeki Câlût denen ürkütücü devi yenen Dâvud gibi galip çıkması, bütün dünya halklarına verdiği ilham bakımından hayat bilançosunun olumlu yanı olarak görülmelidir.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Fidel Castro 1959’dan bugüne kadar Amerikan emperyalizminin yenilmez olmadığını kanıtlamıştır. Ardından söylenecek ilk söz budur. Onun için biz de onu, bütün eleştirilerimize rağmen, tutarlı anti-emperyalizmi, Küba’nın onurunu korumadaki kararlılığı, ezilenin yanında durmaktaki ısrarı dolayısıyla bizim cenahtan biri olarak yolcu ediyoruz.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Buna "diriliş" denmez. Buna fetih savaşlarının tekrar canlanması anlamında “hortlama” denir. “Fetih ruhu”na “eyyy ruh, geldinse at kılıcını” diye çağrı yapıyorsunuz çünkü!

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

27 Ekim Pazar günü yapılan parlamento seçimi, Arjantin’de devrimci Marksist güçlere tarihi bir zafer getirdi. 2011 seçimlerinde yaklaşık 500 bin oy almış olan Solun ve İşçilerin Cephesi (FİT-Frente de Izquierda y de los Trabajadores) bu seçimde oylarını 1milyon 200 bine yükseltti. İki yıl içinde yüzde 140’lık bir artış!

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Venezüella Başkanı Hugo Chávez’in erken bir yaşta kanserden ölümü, bütün ülkelerin emperyalist-kapitalist çevrelerinde bir rahat nefes almaya vesile olurken dünya ve Türkiye solu ise Chávez’e inanılmaz bir övgü ve yüceltme ile yaklaştı. Sitemiz bu konuda önce Sungur Savran’ın özet bir değerlendirmesine yer verdi. Ardından da bir “Chávez dosyası” yayınlamaya başladı. Dosyanın ilk yazısı Selim Karlı’nın doğrudan doğruya Chávez üzerine bir incelemesi idi. Aşağıda yayınlamakta olduğumuz ikinci yazıda, Sungur Savran Latin Amerika solunun son çeyrek yüzyıllık serüvenini Marksizmin eleştirel süzgecinden geçiriyor. Savran bu dönemde üç ana akım saptıyor ve bunların her birinin sorunlarını tartışıyor. Aynı zamanda, soldaki bu önderliklerinin kitle hareketinin ne denli gerisinde kalmış olduğunu da ortaya koyuyor. Bu tartışmalar ışığında, Chávez’i Latin Amerika solunun tarihindeki yerine oturtmak mümkün hale geliyor. Chávez’in temsil ettiği akım, ötekilerden, özellikle de Lula’nın temsil etiği akımdan farklı olarak emperyalizmle uyum içinde olmayı reddetmiştir. Ama sadece ilerici bir burjuva politikacısıdır. Devrimci sosyalizmin önünde bir engeldir. Sosyalist hareketin onun yolunda yürümesi kapitalizme teslimiyetten başka bir şey getirmez. Savran’ın burada yer verdiğimiz yazısı şu kaynakta yayınlanmış bulunuyor: Aylin Topal (der.), Latin Amerika’yı Anlamak: Neoliberalizm, Direniş ve Sol, Yordam Kitap, İstanbul, 2007.

Gerçek'i paylaş:

Venezüella Başkanı Hugo Chávez’in erken bir yaşta kanserden ölümü, bütün ülkelerin emperyalist-kapitalist çevrelerinde bir rahat nefes almaya vesile olurken dünya ve Türkiye solu ise Chávez’e inanılmaz bir övgü ve yüceltme ile yaklaştı. Yoldaşımız Sungur Savran, Chávez’in öldüğü gün solun bu tutumunu öngören bir yazı kaleme alarak Chávez’in gerçekte ne sosyalist ne de devrimci olduğunu, Venezüella’da bir devrim yaşanmadığını, ortada “21. yüzyıl sosyalizmi” olarak anılabilecek bir şey olmadığını ifade etti. Bu iddialarımız boşlukta ileri sürülmüyor. Devrimci İşçi Partisi, enternasyonalist tutumuna bağlı olarak, dünya solu içinde önem taşıyan bütün akımları mümkün olduğunca etraflı bir şekilde inceleyerek günümüzün somut eğilimlerini kavramaya ve uluslararası alandaki politik hattını somut durumun bu bilgisi üzerine inşa etmeye çalışan bir partidir. Chávez meselesinin solda büyük önem taşıdığı bugünlerde okurlarımıza yoldaşlarımızın eskiden yayınlanmış iki yazısını sunmaya ve Chávez konusuna ışık tutmaya karar verdik. Aşağıda okuyacağınız ilk yazı, Devrimci İşçi Partisi’nin teorik yayını Devrimci Marksizm dergisinin ilk sayısında (Mayıs 2006) yayınlanmış bulunuyor. Chávez deneyimini Venezüella’nın ve daha geniş olarak Latin Amerika’nın son çeyrek yüzyıllık tarihi içine yerleştirmeye çalışan bir yazı bu. Elbette, aradan geçen zamanda birçok yeni olay yaşanmakla birlikte, yazıda Chávez’e ilişkin söylenenlerde köklü bir değişim yaşanmadı. Bu yüzden yazı Chávez’e ilişkin büyük ölçüde hâlâ geçerli olan bir analiz sunuyor. Yazı ayrıca hareketimizin Chávez’i emperyalizmin ve Venezüella hâkim sınıflarının saldırılarına karşı savunmanın bir görev olduğunu da açıkça ifade ediyor. Bizim sorunumuz Chávez’den çok Chávez konusunda gerçek dışı bir tablo çizerek halkı aldatan ve böylece burjuva milliyetçiliğini ve reformizmi sosyalizm ve devrim gibi gösteren solla.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Venezüella’nın yoksul halkının başı sağ olsun. Dünya çapında sosyalist hareket içindeki Chávez taraftarlarının da. Acılarına saygımız sonsuz. Üstelik Venezüella’nın burjuvalarının önemli bir bölümünün, özellikle de Miami’ye yerleşip fırtınayı atlatmayı bekleyen, şimdi de ülkeye geri dönüp daha az riskli bir ortamda halkı sömürmek amacıyla valizlerini hazırlamakta olan zenginlerin şimdi kutlama heyecanı içinde olduğunu da biliyoruz. Chávez yoksulların dostuydu. Chávez emperyalizmle takışmayı göze almıştı. Chávez bu nedenlerle kendi ülkesinin burjuvazisi içinde sayısız düşman edinmişti.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

33 Latin Amerika ve Karaip ülkesini birleştiren CELAC adlı örgüt, geçtiğimiz günlerde yaptığı toplantıda önemli kararlar aldı. Geçen sene Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde kurulmuş olan örgütün bir yıl boyunca dönem başkanı Venezüella’nın devlet başkanı Hugo Chávez’di, bu yılki toplantı da bu ülkenin başkenti Karakas’ta toplandı. Solda bazıları, bütün bu hareketi Chávez’in öncülüğünde bir ileri atılım olarak sundular, kucakladılar, coştular. CELAC dünya kapitalizminin yeni dönemi açısından önemli bir oluşumdur. Ama sosyalistlerin yücelteceği bir oluşum değil. Latin Amerika kapitalizminin bir ileri atılımı.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

İşçiler sosyalist mücadeleye geldiklerinde genellikle "birlik"ten yana olur, "gerçekçi" politika ister. Oysa "birlik" işçi sınıfının aleyhine bir "birlik" ise, "gerçekçilik" burjuvaziye hizmet ediyorsa iyi bir şey değildir.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Venezüella’da 26 Eylül Pazar günü düzenlenen genel seçimlerde, başkan Chávez’in partisi PSUV parlamentoda üçte iki çoğunluğunu korumayı başararak, ABD emperyalizminin desteğine sahip durumdaki muhalefet karşısında görünüşte bir zafer kazandı.

Gerçek'i paylaş:

Sayfalar

Latin Amerika beslemesine abone olun.

Gerçek Sayılar

Gerçek Gazetesi Sayı 98

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri