grev

Author(s): 

Son bir ay içerisinde sendikal haklar konusunda iki önemli gelişme yaşandı. Bu gelişmelerden biri Anayasa Mahkemesi’nin grev yasaklamanın Anayasa’ya aykırı olduğu yönünde karar alması, diğeri ise cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Devlet Denetleme Kurulu’na sendikaların ve meslek odalarının yöneticilerini görevden uzaklaştırma yetkisi getirilmesi. Bu iki gelişme özellikle Cumhurpatronluğu sistemiyle birlikte düşünüldüğünde işçilerin haklarını savunmak için verecekleri fiili meşru mücadelenin ne kadar hayati bir önem taşıdığını göstermektedir.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Manisa’da metal fabrikasında çalışan bir işçiyim. Her gün farklı vardiyalara gittiğimiz fabrikamızda her an başka bir sorunla karşı karşıya kalıyoruz. 10 yılın üzerinde çalışmış olan arkadaşlarımız farklı bahanelerle, yalanlarla tazminatsız işten çıkarılıyor. Bütün bir fabrika olarak şimdilik toplu davranamadığımız için arkadaşlarımıza sahip çıkamıyoruz. İşten çıkan arkadaşlarımızın arkasından sadece üzülebiliyoruz.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Bir seçim daha geldi geçti. Bakmayın bunların miting alanlarında birbirlerine atıp tuttuklarına, bunlar aynı sınıfa hizmet ediyorlar. Bunların demokrasisi de hak hukuku da kendine! Bizleri Türk-Kürt, Alevi-Sünni diyerek kutuplaştırıyorlar. Asıl sorunlarımızı görmemizi, birlik olmamızı, mücadele etmemizi engellemeye çalışıyorlar. Hepimiz borç batağındayız, aldığımız maaşlar yetmiyor. Bizim grevlerle mücadelelerle aldığımız haklarımızı alicengiz oyunlarıyla ellerimizden alıyorlar. Grevlerimizi yasakladılar. Hak aramamız engelleniyor. Çalışma koşullarımız ağır her geç gün daha da ağırlaşıyor. Herkeste en az bir tane meslek hastalığı var. Emeklilik bizim için hayal, emekli olsak bile emeklilik maaşlarının azlığından yine çalışmak zorunda kalıyoruz. Hangi partiye oy vermiş olursak olalım artık patron partilerinden bize hayır gelmeyeceğinin farkına varalım. Unutmayalım ki biz işçi sınıfıyız; bizim sınıfımızın gücü üretmesinden ve birliğinden gelir. Bizim mücadele etmekten ve birlik olmaktan başka yolumuz yoktur. Onlar bir avuç, biz ise milyonlarız. Kaybedeceğimiz hiçbir şey yoktur ama kazanacağımız kocaman bir dünya vardır.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Tek Gıda-İş sendikasında örgütlendikleri için işten atılan ve fabrika önünde direnen 14 Cargill işçisi, direnişin 79. Gününde şirketin Ataşehir’de bulunan genel müdürlüğü önünde eylem yaptı. İşçiler, Cargill yönetimini uyarıyor ve “bizi bir daha buraya getirmeyin çünkü geldiğimizde çadırımızı kuracağız ve hakkımızı alana kadar geri dönmeyeceğiz” diyorlar.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Seçimlerin ardından yeni bir yönetim sistemine geçildi. Artık hükümet programı mecliste okunmayacak. Ancak seçimi takip eden günlerde görüldü ki daha hükümet kurulmadan TÜSİAD, Erdoğan’ın eline uygulayacağı programı vermiş. Halka kemer sıktırılacak, bankaların bir dediği iki edilmeyecek, faiz politikasında Merkez Bankası serbest bırakılacak, vergi indirimleri ve teşvik muslukları kesilmeyecek, holdinglerin kârları için huzur ve güven ortamı sağlanacak. OHAL kaldırılacak ama patronların önünü açan grev yasakları ve sendikal baskılar sürecek. Avrupa Birliği yönelişi sürecek, Gümrük Birliği’ne halel gelmeyecek.

Mecliste hükümetin kurulması için güven oylaması da yok. Güvenoyunu ise artık, uluslararası finans kapital ve emperyalist güçler veriyor. Güvenoyunu da geçtiler, hükümete bakan atıyorlar. Uluslararası finans kuruluşları Mehmet Şimşek ve Naci Ağbal kabinede olacak diyor. “Sen kimsin” diyen yok! Öyle olunca Tayyip Erdoğan, Avrupa’dan güvenoyunu aldı, üstüne 3 milyar Avroluk mali desteği de kaptı. NATO, ilk tebrik eden oldu. 11-12 Temmuz’da Brüksel’de NATO toplantısı var. NATO’dan alınacak güvenoyunun bedeli İstanbul Maslak’ta NATO’ya yeni üs vermek ve NATO’nun “mızrak ucu” olmak. (Türkiye’nin NATO’nun yeni kurulmakta olan Çok Yüksek Hazırlık Seviyeli Müşterek Görev Gücü’nün (VJTF/Spearhead) sorumluluğunu üstlenmesi bekleniyor.) Eski CIA şefi yeni ABD Dışişleri Bakanı Pompeo da güvenoyunu ilk açıklayanlardan. Mınbiç’te Türk askerini ABD askerinin yanına alıp kendi suçlarına ortak ettikten sonra gerisini getirecekler. Türkiye, Suriye’nin Kuzeyindeki NATO koridorunun bekçisi olacak.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Kapitalist ekonomi karmakarışık bir iştir vesselam! Şimdi bir düşünün: Dolar yükselip duruyor ya, işçi emekçi aileleri ne düşünüyor, ne yapıyor dersiniz? Eskiden dedelerimiz ninelerimiz üç-beş kuruşluk tasarrufunu yastık altında saklarmış. Hırsız kapmasın diye. Şimdi âdetler değişti, azıcık bir tasarrufumuz varsa hırsıza teslim ediyoruz! Daha doğrusu modern tefeciye. Yani bankaya. Bazen de bankada hizmetli olarak çalışan bir yakınımızın ya da mahalle kahvesinde komşumuzun kulağımıza fısıldadığı haberden etkileniyoruz, birkaç yüz dolar alıp kenara koyuyoruz. Sonra dolar yükseliyor, ama ne yükseliş. Seviniyoruz, iyi ki dolar aldım diye. Bir bozdursam, bin liram oldu bin beş yüz diyoruz.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Gerçek’in Mayıs sayısında 1968’in dünyada ne anlama geldiğini ele aldık. Dünyada 1968’in simgesi, Fransa’da Mayıs ayında dev öğrenci eylemleriyle tarihin en uzun genel grevinin çakışması olmuştu. 1968 Türkiye’ye Haziran ayında öğrenci hareketinin ayağa kalkmasıyla, üniversitelerdeki boykot ve işgal hareketleriyle geldi. Öğrenciler, başka ülkelerdeki (Fransa’nın yanı sıra Almanya, ABD, Britanya vb.) kardeşlerinin yolundan yürüyorlardı. Devrim heyecanı, bulaşıcılığını bir kez daha göstermişti. Ama Türkiye’de öğrenci hareketiyle sınırlı kalmadı. 68 bizim topraklarımızda aynı zamanda işçi hareketinin yükselişinin, köylü eylemlerinin, Kürt halkının yeniden canlanışının da adıdır.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Başta televizyon kanalları olmak üzere büyük medya kuruluşları ve resmi haber kaynakları son dönemde sadece seçim üzerine konuşuyorlar. Kim kimle ittifak yapmış, kim kime ne demiş… Patron partileri birbirlerine karşı kin ve nefretle hakaret etmekten başka bir şey yapmıyorlar. Ülkemizin sorunları çok ama gerçek sorunlar hiç konuşulmuyor. İşçi ve emekçilerin sorunları gündem dahi olmuyor. Hayat şartları daha da ağırlaşmaya başladı. Dolar almış başını gitmiş, enflasyon yükseldi, mazota zam geldi. Her şey ateş pahası her güne yeni bir zamla uyanıyoruz. Ekonomi tıkırında gitmiyor. İşçi ve emekçi gırtlağına kadar borçlu, karın tokluğuna çalışıyoruz. Aldığımız ücretler yetmiyor. Sosyal hayatımız yok, ailemizle bile zaman geçiremiyoruz. Borçlarımızı ödemek için ek işte çalışanların sayısı oldukça fazla. Emekliler de geçinemiyor.

Gerçek'i paylaş:

İşçi emekçi kardeş!

Sen ki ekmeğini taştan çıkarırsın. Patronların verdiğiyle değil alınterinle kazandığınla yaşarsın. Senden, ailenden, çocuğunun geleceğini çalarak zenginleşen patron sınıfından hakkını da yine mücadele ederek alacaksın!

1 Mayıs meydanları ekmek kavgasının meydanıdır! Sen de orada sınıfının safında yerini almalısın!

Gerçek'i paylaş:

Tarih ve bu tarih içerisinde işçi sınıfının yerini bilmemek, savaşlar konusunda maalesef zaman zaman sosyalistler de dâhil olmak üzere çok yanıltıcı sonuçlara götürür. Sözgelimi Birinci Dünya Savaşı’nın nasıl sona erdiği üzerine 10 madde yazılacak olsa, işçi sınıfının savaşın sona ermesindeki rolünü çok az kişi bu maddeler içine koyacaktır. Nasıl ki savaşın “bir Sırplının bir veliahdı öldürmesiyle başladığının” söylenmesi asıl gerçekleri gizler, savaşın bitiminin de “ABD’nin savaşa katılması” ile gerçekleştiği yargısı da benzer bir yanılgı üretir.

Gerçek'i paylaş:

Sayfalar

grev beslemesine abone olun.

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri