edebiyat

Author(s): 

İstanbul, Gazi, Anadolu, Karadeniz Teknik, İnönü üniversitelerinin aralarında bulunduğu 4'ü vakıf toplam 20 üniversitenin bazı fakültelerinin yeni kurulacak olan üniversitelere bağlanmasını öngören yasa tasarısına karşı öğrencilerin tepkisi giderek büyüyor.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Bu yıl 20. yüzyılın en büyük oyun yazarı ve şairlerinden biri olan Bertolt Brecht’in doğumunun 120. yılı. Proletaryanın yükseliş çağının, komünist toplumun şafağının şairi ve oyun yazarı Brecht, bugün ya anılmıyor ya da anmak isteyenlerin de büyük çoğunluğu sanatçının devrimci yönünü buduyorlar. Oysa Brecht devrimci yönünden asla ayrılamayacak olan büyüklüğü ile sadece emekçi sınıfların gönlünde taht kurmamış, burjuvaziyi bile büyülemiş bir edebiyatçıdır. Brecht oyun yazarı olarak 20. yüzyıla damgasını vurmuştur: İster taraftar olsun, ister karşı, tiyatro ile ilgilenen hiçbir aydının kayıtsız kalamadığı bir anlayışın yaratıcısı ve en önemli temsilcisidir.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Lev Davidoviç Trotskiy, sadece devrimci faaliyette, teorik çalışmada ve bir komutan olarak büyük değildi. Aynı zamanda çağının bütün uluslararası çapta aydınlarıyla boy ölçüşebilecek bir zihindi, edebiyata çok düşkün bir okurdu ve dolayısıyla muazzam bir yazarlık yeteneği vardı.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

AKP hükümetinin iktidarlar için verimli bir sömürü aracı olan sanatsal yaratıma dair kalıcı değişiklikler peşinde olduğu sır değil. Bu alana dair mülkiyet ilişkilerini tümüyle liberalleştirmeye çalışıyor. Sinemada sansürle yürüyen bu süreç, tiyatroda özelleştirme hamleleriyle vuruyor. Sanatın özelleştirilmesiyle birlikte sanatçıların da özlük hakları ellerinden alınarak esnek çalışma koşullarına mahkûm edilmeye çalışıldığı görülüyor. AKP hükümeti, Devlet Tiyatroları ile Şehir Tiyatroları’nın özelleştirilmesine ilişkin raporunu açıkladığında görüldü ki, 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’na bağlı olarak çalışan kadroları bir an önce tasfiye edip, sözleşmeli çalışmayı esas hale getirme derdinde. Başbakan “Şehir tiyatrolarını özelleştireceğim, ondan sonra istediğiniz gibi oynayın” diyerek taarruza geçtiğinde, liberaller hazza gelmiş, ama şehir tiyatroları sanatçılarının eylemlerinden sonra bir süreliğine geri adım atılmasından kederlenen Radikal yazarı, iktidarın on numara sağ kanat oyuncusu Akif Beki gibileri  “Ne tiyatroymuş ama bir türlü özelleştirilemiyor” diye ağlamışlardı. Kamu İktisadi Teşebbüsleri özelleştirilirken “zarar ediyor” diyenler, şimdi “Oyunculuk kötü” diyerek tiyatroların özelleştirilmesini alkışlıyorlar. Oysa sanatsal nitelik bakımından eleştiriyi hak eden oyunlar varsa bunun nedeni, sanatçıların iş güvencesinin olması değil, şimdiye kadar sağladığı maddi himayeyi kullanarak patronluk taslayan ve sanat kurumlarını egemen ideolojinin hizasına çeken devletin kendisidir. Bu, AKP’den önce de böyleydi AKP döneminde de. Sanat gibi ciddi ideolojik işlev gören bir alanın, sınıflı toplumlarda devlet tarafından bekçiliği yapılan özel mülkiyet ilişkilerinin bekasını sağlamak için kullanılmaması düşünülemez.

Gerçek'i paylaş:
edebiyat beslemesine abone olun.

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri