chavez

Author(s): 

Venezüella’da işçi sınıfının ve emekçi halkın kurtuluşu için verilecek mücadele, burjuvazinin güçlerine ve daha da önemlisi emperyalizme karşı gösterilecek direnişten ayrı düşünülemez. Maduro’ya ve ardındaki güçlere en ufak bir siyasi destek verilmemelidir, ama emperyalizm ve onun temsilcileri taarruza geçmişken onların yenilgiye uğratılması da vazgeçilmez bir görevdir.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Venezüella büyük bir krizle cebelleşiyor. Bu hem ekonomik hem de siyasi bir kriz. Ülkenin ihraç gelirlerinin %95’ini oluşturan petrolün fiyatındaki büyük düşüş, Venezüella yoksullarına büyük faydalar sağlamış olan “misyonlar”ın (belli yardım hizmetlerine Venezüella hükümetinin verdiği isim) işlemez hale gelmesine yol açmış, bu da iktidardaki Maduro ve PSUV’un (Venezüella Birleşik Sosyalist Partisi), destekçilerini hızla kaybetmeye başlamasına neden olmuştu. Öyle ki, 2013 yılında, Chavez’in ölümünün ardından yapılan başkanlık seçimlerinden sürpriz denilebilecek bir biçimde zaferle çıkan Maduro ve PSUV, geçtiğimiz yıl gerçekleşen seçimlerde büyük bir yenilgi almış, parlamentonun üçte ikilik kısmı Amerikan destekli muhalefetin eline geçmişti. Bu seçim zaferi ile Amerikan destekli muhalefet anayasayı değiştirebilecek güce ulaşarak, önemli bir mevzi ele geçirmişti.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Türkiye solu başka birçok sorunun yanı sıra, gördüğü şeyleri tanıyamama illetine tutuldu.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Özgür Üniversite’nin 19-20 Nisan tarihleri arasında düzenlediği Alternatif Bir Ekonomik Model Mümkün adlı sempozyum değe

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Venezüella’yı bir Ukrayna haline getirmek isteyen sağa, Yatsenyuk veya Klitschko gibi emperyalizm yanaşması olan Leopoldo López’lere, María Corina Machado’lara karşı mücadele bütün solun davasıdır. Chavezçiliğe destek vermeden onunla darbeciliğe karşı birleşik cephe kurmak mümkündür. Bugün Venezüella’da devrimci Marksist tavır budur.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

 

Hugo Chávez’in mirası uluslararası solda da, Türkiye solunda da daha uzun süre tartışılacak. Bu tartışma sadece Venezüella veya “Bolivarcı devrim” iddiası dolayısıyla bir bütün olarak Latin Amerika üzerine bir tartışma olmayacak. Çünkü Chávez denince, aynı zamanda uluslararası solda ve Türkiye solunda “devrim” ve “sosyalizm” kavramlarının içeriğindeki muazzam kayma tartışılmış oluyor. Sitemiz Venezüella önderinin ölümünden sonra bir dizi yazı yayınlamıştı. Aşağıda, Arjantin’deki kardeş partimiz Partido Obrero’nun (PO-İşçi Partisi) önderlerinden Jorge Altamira’nın Chávez’in ölümünün ertesinde yazdığı değerlendirmeyi okuyacaksınız. Metni İspanyolca’dan Onur Koyunlu çevirmiştir.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Venezüella Başkanı Hugo Chávez’in erken bir yaşta kanserden ölümü, bütün ülkelerin emperyalist-kapitalist çevrelerinde bir rahat nefes almaya vesile olurken dünya ve Türkiye solu ise Chávez’e inanılmaz bir övgü ve yüceltme ile yaklaştı. Sitemiz bu konuda önce Sungur Savran’ın özet bir değerlendirmesine yer verdi. Ardından da bir “Chávez dosyası” yayınlamaya başladı. Dosyanın ilk yazısı Selim Karlı’nın doğrudan doğruya Chávez üzerine bir incelemesi idi. Aşağıda yayınlamakta olduğumuz ikinci yazıda, Sungur Savran Latin Amerika solunun son çeyrek yüzyıllık serüvenini Marksizmin eleştirel süzgecinden geçiriyor. Savran bu dönemde üç ana akım saptıyor ve bunların her birinin sorunlarını tartışıyor. Aynı zamanda, soldaki bu önderliklerinin kitle hareketinin ne denli gerisinde kalmış olduğunu da ortaya koyuyor. Bu tartışmalar ışığında, Chávez’i Latin Amerika solunun tarihindeki yerine oturtmak mümkün hale geliyor. Chávez’in temsil ettiği akım, ötekilerden, özellikle de Lula’nın temsil etiği akımdan farklı olarak emperyalizmle uyum içinde olmayı reddetmiştir. Ama sadece ilerici bir burjuva politikacısıdır. Devrimci sosyalizmin önünde bir engeldir. Sosyalist hareketin onun yolunda yürümesi kapitalizme teslimiyetten başka bir şey getirmez. Savran’ın burada yer verdiğimiz yazısı şu kaynakta yayınlanmış bulunuyor: Aylin Topal (der.), Latin Amerika’yı Anlamak: Neoliberalizm, Direniş ve Sol, Yordam Kitap, İstanbul, 2007.

Gerçek'i paylaş:

Venezüella Başkanı Hugo Chávez’in erken bir yaşta kanserden ölümü, bütün ülkelerin emperyalist-kapitalist çevrelerinde bir rahat nefes almaya vesile olurken dünya ve Türkiye solu ise Chávez’e inanılmaz bir övgü ve yüceltme ile yaklaştı. Yoldaşımız Sungur Savran, Chávez’in öldüğü gün solun bu tutumunu öngören bir yazı kaleme alarak Chávez’in gerçekte ne sosyalist ne de devrimci olduğunu, Venezüella’da bir devrim yaşanmadığını, ortada “21. yüzyıl sosyalizmi” olarak anılabilecek bir şey olmadığını ifade etti. Bu iddialarımız boşlukta ileri sürülmüyor. Devrimci İşçi Partisi, enternasyonalist tutumuna bağlı olarak, dünya solu içinde önem taşıyan bütün akımları mümkün olduğunca etraflı bir şekilde inceleyerek günümüzün somut eğilimlerini kavramaya ve uluslararası alandaki politik hattını somut durumun bu bilgisi üzerine inşa etmeye çalışan bir partidir. Chávez meselesinin solda büyük önem taşıdığı bugünlerde okurlarımıza yoldaşlarımızın eskiden yayınlanmış iki yazısını sunmaya ve Chávez konusuna ışık tutmaya karar verdik. Aşağıda okuyacağınız ilk yazı, Devrimci İşçi Partisi’nin teorik yayını Devrimci Marksizm dergisinin ilk sayısında (Mayıs 2006) yayınlanmış bulunuyor. Chávez deneyimini Venezüella’nın ve daha geniş olarak Latin Amerika’nın son çeyrek yüzyıllık tarihi içine yerleştirmeye çalışan bir yazı bu. Elbette, aradan geçen zamanda birçok yeni olay yaşanmakla birlikte, yazıda Chávez’e ilişkin söylenenlerde köklü bir değişim yaşanmadı. Bu yüzden yazı Chávez’e ilişkin büyük ölçüde hâlâ geçerli olan bir analiz sunuyor. Yazı ayrıca hareketimizin Chávez’i emperyalizmin ve Venezüella hâkim sınıflarının saldırılarına karşı savunmanın bir görev olduğunu da açıkça ifade ediyor. Bizim sorunumuz Chávez’den çok Chávez konusunda gerçek dışı bir tablo çizerek halkı aldatan ve böylece burjuva milliyetçiliğini ve reformizmi sosyalizm ve devrim gibi gösteren solla.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

33 Latin Amerika ve Karaip ülkesini birleştiren CELAC adlı örgüt, geçtiğimiz günlerde yaptığı toplantıda önemli kararlar aldı. Geçen sene Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde kurulmuş olan örgütün bir yıl boyunca dönem başkanı Venezüella’nın devlet başkanı Hugo Chávez’di, bu yılki toplantı da bu ülkenin başkenti Karakas’ta toplandı. Solda bazıları, bütün bu hareketi Chávez’in öncülüğünde bir ileri atılım olarak sundular, kucakladılar, coştular. CELAC dünya kapitalizminin yeni dönemi açısından önemli bir oluşumdur. Ama sosyalistlerin yücelteceği bir oluşum değil. Latin Amerika kapitalizminin bir ileri atılımı.

Gerçek'i paylaş:
chavez beslemesine abone olun.

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri