burjuvazi

Author(s): 

23 Temmuz 2018, modern Türkiye tarihinin ilk devriminin 100. yıldönümüdür. Bu bir burjuva devrimi olduğu halde aynı zamanda emekçi sınıfların da yoğun olarak katıldığı bir gerçek “halkın şenliği” (Lenin) olarak yaşanmıştır. Gerçek gazetesi, önümüzdeki günlerde bu devrimin ihtişamını ve sefaletini anlatan yazılardan oluşan bir dosya yayınlayacaktır. Bu yazılarda devrimin genel karakteri, kadınların devrimde oynadığı rol, hürriyet aşkıyla dolu ilk günlerinden sonra devrimin önderlerinin nasıl gerici bir karakter kazanmaya başladığı, gerçek burjuva devrimcilerinin bu gericileşmeye nasıl direndiği gibi konuların yanı sıra devrimin son verdiği istibdad döneminin müstebiti II. Abdülhamid’in tarihteki yeri de işlenecektir.

Gerçek'i paylaş:

Son dönemlerde, TÜSİAD başta olmak üzere belirli sermaye gruplarının OHAL uygulamaları konusundaki endişelerini dile getirmeleri üzerine yabancı yatırımcılarla buluşmasında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, OHAL’i yine grev yasaklarıyla savunarak işçi düşmanlığına sığındı. AB ile yaşanan gerilimlerden, Batılı emperyalist entegrasyon ile ilişkilerin bozulmasından ve finansal dalgalanmalardan rahatsız olan iş adamları grubuna ısrarla söylediği şey şuydu: “Korkmayın, OHAL emekçiler için, sermaye için değil!” Nitekim Flormar’ın patronu sendikalı oldukları için 120 işçiyi işten çıkarırken buradan cesaret almaktadır.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Ne oldu, burjuvaların kafasına saksı mı düştü diye insan sormadan edemiyor. Kapitalizmin “yüksek tepeleri”nde geçtiğimiz yıllarda da buna benzer, “kapitalizmi kapitalistlerden kurtarmaya” dönük serzenişler olmuştu. Peki, son dönemde bunlar neden sıklaştı?

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Beylikdüzü’nün AVM işçileri yangında ölmeyip binayı bitirselerdi, o bina muhtemelen “akıllı bina” olacaktı. O binada iş yapan büyük markalar ve müşterileri asla bir yangında zarar görmeyeceklerdi.

“Rezidans” Batı dillerinde “ikamet edilen yer” demek. Aynı kökten gelen bir başka kelime daha var, ama Türkçe’de kullanılmıyor: “rezidan”. Bu kelime ise “ikamet eden” demek. Kısaca bir yerin “sakini” diyebiliriz. İstanbul Beşiktaş’taki Polat Tower Rezidans’taki stüdyo tipi dairelerin sakinlerine “rezidan” demek doğrusu çok yakışır.

İşte bu Polat Tower’da elektrik kontağından yangın çıktığında, bütün Türkiye bu binanın “akıllı bina” olduğunu, yangın başlar başlamaz binanın içerideki sistemleri kapattığını, gaz akımını kestiğini, böylece içeride olası bir gaz sıkışması ve patlamasına olanak bırakmadığını, içeriye ters basınç vererek dumanın bina içine yayılmasını engellediğini vb. vb. öğrendi. Akıllı bina kendi yangınını kendi durdurmuştu.

Ne güzel! Nasıl da ilerliyoruz! Teknoloji insanlığı kurtarıyor. Yalnız “büyük insanlık” mensubu olabilmek için maalesef Polat Tower “rezidanı” olmak gerekiyor. Şayet, bundan aylar önce İstanbul Beylikdüzü’nde olduğu gibi, bir AVM inşaatında çalışan bir taşeron işçisi iseniz ve gece kalabalık çadırlarda it gibi kıvrılarak uyurken yine elektrik kontağından yangın çıktığında, kanunen varolması gereken ikinci çadır kapınız neredeyse mühürlendiyse yanar gidersiniz.

Polat Tower Rezidans’ta yangın çıktığında dumanın içeriye girmesini engelleyen sistem var. Beylikdüzü AVM Rezidans’ta yangın çıktığında insanın dışarı çıkmasını engelleyen sistem var!

Taraf gazetesi habere şu manşeti koymuş: “Akıllı sistem Polat Tower’ı kurtardı”. O öyle kastetmiyor ama “akıllı sistem” dediği aslında kapitalist sistem. Parababalarına, kodamanlara, şöhretlere ve burjuvazinin avanesine yanmaz bina armağan ederken, başbakanın diliyle “ayak takımı”na, işçiye, emekçiye yanmayı garanti ediyor!

İşin en ironik yanı da şu: Beylikdüzü’nün AVM işçileri yangında ölmeyip binayı bitirselerdi, o bina muhtemelen “akıllı bina” olacaktı. O binada iş yapan büyük markalar ve müşterileri asla bir yangında zarar görmeyeceklerdi.

Ben yanmasam, sen yanmasa, işçi yanmasa, “rezidan”lar nasıl kurtulurdu yangınlardan?

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Bedelli askerlik tartışmalarının ortasında oğlunun bedelli askerlikten yararlanmayacağını açıklayan CHP lideri Kılıçdaroğlu, oğlunun 1983 doğumlu olduğu ve zaten yasadan yararlanamayacağı ortaya çıkınca zor durumda kaldı.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Burjuvazinin iç savaşında medya üzerine düşen rolü oynamaya devam ediyor. Gazeteci Nagehan Alçı ve Latif Şimşek sunduğu ve Beyaz Tv’de 07.09.2011 günü yayınlanan Med-Cezir isimli program, JİTEM-PKK işbirliğini kanıtlama teması üzerine kurulmuştu. Bu yapılırken de, JİTEM sanki TSK’dan habersiz oluşturulan bir yapıymış gibi sunulmaya çalışıldı.

Gerçek'i paylaş:
burjuvazi beslemesine abone olun.

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri