başkanlık sistemi

Neden başkanlık sisteminde bu derece ısrar edildiği son bir yılda gerçekleşen olaylara ve toplumun bunlara karşı tepkisine bakınca çok daha açık olmuş olsa gerek.

Öncelikle başkanlık sistemini getirme çabasıyla yapılan son anayasa değişikliği önerisinin bir hukuk devletini öngörmediği gayet nettir ve tam da tersine ülke artık basit bir kanun devletine dönüştürülmektedir. Kanun devleti, yani ülkeyi yönetmek için yaptığı kanunların evrensel hukuk ilkelerine uygun olması konusunda hiçbir endişesi olmayan, kanunları adaleti yerine getirmek için değil de kendisi gibi olmayanları susturmak ya da yok etmek için kullanan devlet. Dolayısıyla halihazırda getirilmek istenen başkanlık sistemi faşizan bir rejim oluşturabilmelerinin en önemli araçlarından birisidir.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Türkiye’de anayasa değişikliği gerçekleşirse rejim değişikliği salt bir yönetim sistemi değişikliği ile sınırlı kalmayacak, cumhurbaşkanı diktatörlük yetkilerine kavuşmuş olacak. Yürütmenin tüm yetkilerini elinde toplayan, üst düzey kamu görevlilerini tek başına atayan ve yüksek yargıda belirleyici olan cumhurbaşkanı denetimsiz bırakılıyor. Cumhurbaşkanı partili olacağı ve milletvekili seçimleri ile cumhurbaşkanlığı seçimleri aynı anda yapılacağı için, cumhurbaşkanı kendisini denetlemekle görevli milletvekillerini bizzat seçme olanağına sahip olacak. Meclis aritmetiği açısından da cumhurbaşkanının yargılanması hemen hemen imkânsız. Değişiklikle meclisin üye sayısı 600’e çıkarılacak. Soruşturma açılmasını teklif etmek için salt çoğunluğu yani 301 vekilin imzası gerekiyor. Bu teklif etmek için gerekli. Soruşturma açılabilmesi içinse gizli oylamada meclisin 5’te 3’ünün yani 360 vekilin oyu gerekli. 360 oyla soruşturma açıldı diyelim, soruşturma sonunda cumhurbaşkanının Yüce Divan’a gönderilmesi için ise meclisin 3’te 2’sinin yani 400 vekilin oyu gerekiyor.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Bahçeli AKP’ye resmen olmasa da fahri olarak katıldı. 15 Temmuz’dan beri Tayyip Erdoğan’ın diline bile almadığı başkanlığın önünü açtı. Bu, Milli Mutabakat’ın sonu oldu. CHP 15 Temmuz’dan sonra içine girdiği yönelişten kendi tercihiyle değil mecbur bırakıldığı için caymak zorunda kaldı. Milli Mutabakat çöktü. Onun esas gerekçesi doların ve borsanın istikrarı idi. Milli Mutabakat çökünce ekonomik istikrar da çöktü.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Türkiye’de başkanlık sistemi tartışması uzun süredir bir “fiili durum” tarifi üzerinden tartışılıyor.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Bahçeli’nin sicili bu siyasi manevraları yapacak bir siyasi kalitesi olmadığını düşündürse de onun kulağına “darbe tehlikesi”ni üfleyenlerin kendisine izleyeceği yolu da çizmiş olması ihtimali pekâlâ mevcuttur. Her durumda gerçekler halktan gizleniyor. 15 Temmuz gecesi olanlar bir türlü açıklığa kavuşturulmuyor. Bedelini tümüyle emekçi halkın ödeyeceği kirli oyunlar ve pazarlıklar sürüyor. Hâkim sınıfların kendi bağrındaki çelişki ve çatışmalar bir kez daha ülkeyi uçuruma doğru götürüyor.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Tayyip Erdoğan, yürürlükteki anayasa kendisine hiç de böyle bir yetki vermediği halde Ahmet Davutoğlu’nu başbakanlıktan azletti. 1 Kasım hayalet seçimi AKP için bütünüyle meşru. Yani onlara göre Davutoğlu AKP Genel Başkanı olarak yüzde 49,5'in oyuyla seçilmiş bir başbakan. Ama bir adamın kaprisi bu oylamanın sonucuna bile ağır bastı!

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Akademisyenlerin önce hedef tahtasına konması şimdi de tutuklanması Erdoğan ve AKP iktidarı adına ucuz ve bayağı bir güç gösterisinden ibarettir. Bu güç gösterisinin altında çürümüş bir iktidarın ve bu iktidarın çıkmaza girmiş politikalarının olduğu aşikardır. Erdoğan, bilindiği gibi uzunca bir süredir yasama, yürütme ve yargıyı kendi başkanlığı altında birleştirmeye çalışıyor. Bunu henüz başarabilmiş değil. Bu yüzden yasamayı, yürütmeyi ve yargıyı birleştirerek değil ama hepsini ayrı ayrı bitirerek tek erk olarak kendisini dayatmaya çalışıyor. Bir yandan da kendi deyimiyle "bu işin ortası yoktur" diyor ve kendisi gitmeden barışın da gelmeyeceğini ilan etmiş oluyor.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Devrimci İşçi Partisi'nin seçimlere ilişkin değerlendirmesi her şeyden önce bu seçimin bir seçim olmadığını tespit etmektedir. Partilerin propaganda özgürlüğünün olmadığı yerde seçmenin seçme özgürlüğü olmaz. Bu bir seçim değildir, bir oylamadır! Gerek, DİP Politbürosu'nun seçim akşamı yaptığı " Seçim değil oylama yapıldı! AKP iktidar gaspına devam ediyor! Çözüm grevde, isyanda, serhildanda!" başlıklı bildirisinde gerekse DİP Genel Başkanı Sungur Savran'ın "Hayalet Seçim" başlıklı yazısında bu gerçeğin altını çizmiştir.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Demirtaş, başkanlık üzerinden tartışmayı yürütmek yanlış diyor. Peki tartışmayı ne üzerinden yürüteceksiniz? Demirtaş, AKP ve Erdoğan’la bağımsız yargıyı mı tartışacak, toplantı ve yürüyüş hakkı özgürlüğünü mü? Kadınların eşitliğini mi tartışacak, özgürlük ve eşitliğin teminatı olan laikliği mi? Alevilerin inanç hürriyetini mi? İşçi cinayetlerini mi? Taşeron işçi sorununu mu? Kamu emekçilerinin grevli toplu sözleşme hakkını mı?

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Daha başka örneğe gerek var mı? Balık baştan kokar! Türkiye devletinin cumhurbaşkanı ve hükümeti yasa dışında çalışıyor! Başka yasadışı bölüm aramaya gerek mi var?

Gerçek'i paylaş:

Sayfalar

başkanlık sistemi beslemesine abone olun.

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

RedMed logo

Kampanya Banner

Devrimci Marksizm dergisinin sayılarına ulaşmak için tıklayın

Gençlik Bültenleri

Trotskiy 75 yıl