barajsız ve yasaksız bir kurucu meclis

Author(s): 

Devrimci İşçi Partisi, 16 Nisan referandumunda oylamaya sunulan sistemi başından beri Cumhurpatronluğu olarak adlandırıyor. Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı adayı olmak için 100 bin imza toplanmasına noter şartı önermesi tam bir “Cumhurpatronluğu” örneği. Çünkü eğer Erdoğan’ın dediği olursa aday olmak için sadece 100 bin kişi bulmak değil, noter masrafları için de 15 milyon lira bulmak gerekecek. Bu mantıkla siyaset sahnesini parsellemiş patron partilerinin haricinde de patron olmadan ya da patronların desteğini almadan aday olmak imkânsız hale gelecek.

Cumhurpatronluğu deyince işin içinde Türkiye’yi anonim şirket gibi yönetmek de var tabii. Şirketlerde patronun dediği olur, haliyle Cumhurpatronluğu rejiminde de halk iradesine ve meclise yer olmayacaktır. Atı alıp Üsküdar’ı geçenlerin yaptığı Anayasa ile meclisin yetkileri zaten kuşa çevrilmekte. Ancak bu yetmiyor. AKP ve MHP sözümona “milli mutabakat komisyonu” kurarak seçim sistemini halkın iradesini yansıtacak şekilde değil, kendi menfaatlerini koruyacak şekilde tasarlamaya çalışıyor.

Gerçek'i paylaş:
barajsız ve yasaksız bir kurucu meclis beslemesine abone olun.

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri