Anayasa Referandumu

Referandumdan hemen sonra katıldığı bir televizyon programında TÜSİAD Başkanı şunları söyledi: “Seçim güvenliği konusunda, Türkiye’nin 100 üzerinden 100 alabilecek muazzam olumlu bir karnesi var... Yani hiçbir zaman seçim güvenliğinin tartışıldığı bir dönem nerdeyse olmadı. Seçim güvenliği konusunda yapılan, sonuç değil işin yöntemi itibariyle, yapılan tartışmalardan duyduğumuz üzüntüyü ifade ettim... Referandumun yönü ne olursa olsun derhal birlik zamanıdır, reforma dönme zamanıdır. Artık herkes ekonomi üzerine düşünmeli, Türkiye’nin artık kaybedeceği bir vakte, bir zamana tahammülü yok. Bu bakımdan bir birlik beraberlik zamanı, bir ekonomik reform zamanı... Şimdi artık reform atmosferi var.” MÜSİAD’ın bir şube başkanı da referandumdan hemen önce şunları söylemişti: “Ülkemizin birliği, beraberliği, sosyal ve ekonomik kalkınmışlık düzeyini daha üst seviyelere çıkarabilmesi, yatırım kararlarını daha hızlı alıp hayata geçirebilmesi, terör unsurlarıyla çok daha güçlü ve etkili bir şekilde mücadele yürütebilmesi için istikrara ihtiyacı var.”

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) başkanı seçim gecesi televizyona çıkıp bir sürü lüzumsuz bilginin arasına kurulun, mühürsüz zarf ve oy pusulalarının geçerli sayılacağına dair kararının savunusunu da sıkıştırdı. Hazrete göre, bu karar geçmişte de “onlarca kez” verilmişti. Verdiği örnekler zaman içinde geri doğru gidiyordu. En yakın tarih 2004’tü. Üçüncü örneğe gittiğinde 1980’li yıllara geri dönmüştü bile. Bu tempoyla “onlarca” emsal karara ulaşmak için muhtemelen padişah Avcı Murat ya da Mehmet Çelebi zamanına kadar geri gitmesi gerekecekti!

Ama asıl önemli olan emsal kararların sayısı değil. Bunların içeriğini açıklamadan örnek olarak kullanılması anlamsız çünkü bambaşka bir bağlamda verilmiş bambaşka kapsamda kararlar olabilir bunlar. Önemli olan YSK’nın nasıl olup da Seçim Yasası’nın 98. ve 101. maddelerindeki emredici hükümlere aykırı bir karar alabildiğini hukuk mantığı açısından açıklamak.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Türkiye'de 16 Nisan'da iki önemli oran açıklandı. Biri referandum sonuçları ile ilgili. Birçok başka usulsüzlüğün yanında mühürsüz oy skandalı ve YSK'nın yanlı tutumu dolayısıyla bu oranlara şaibe düşmüş durumda. Sonuç bilinemiyor. Ama en az 24 milyon insanın tüm baskılara rağmen sadece sandıkta değil tüm süreç boyunca alanlarda da istibdada ve Cumhurpatronluğuna HAYIR dediği şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortadadır.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

AKP Manisa il başkan yardımcısı açıkça referandumda HAYIR çıkarsa iç savaşa hazır olun dedi. İstifa etmek zorunda kaldı ama halkı kardeş kavgasıyla tehdit ettiği için değil. Peki bu tehditleri boşa çıkarmanın, halkı kardeş kavgasından korumanın yolu nereden geçiyor? Kardeş kavgasına HAYIR diyeceğiz. Sınıf kavgasını yükselteceğiz ve kazanacağız!

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

İstibdadın “evet” cephesi küçüldükçe küçülüyor, halkın yüreğindeki hürriyet sevdası ise baskılara rağmen her geçen gün büyüyor. “Evet” cephesinden gelen hiçbir iftira ve hakareti kabul etmiyoruz. Cevaben "bakın Barzani de evet diyor" türünden ucuz ve niteliksiz sözlere de asla prim vermeyiz. Biz meselenin içeriği ile ilgileniyoruz. Üstelik emekçi halkımızın da ağırlıklı olarak yaklaşımı budur. HAYIR'ın kazanacağına dair güvenimiz de toplumun çoğunluğunu oluşturan emekçi sınıfların bu tavrından kaynaklanmaktadır. Meseleye böyle bakıldığında durum gayet açıktır. “Evet” cephesinin sayıklamalarını bırakın, yüzünüzü gerçeklere çevirin ve gerçekte kimlerin HAYIR dediğine bakın!

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Referandum Türkiye’de yepyeni bir durum doğuracak. Büyük bir seçim sahteciliği yaşanmadığı, kediler trafoları basmadığı takdirde HAYIR’ın kazanması ihtimali yüksek. Bugünden 16 Nisan’a kadar bu konuda yoğun çalışmalara devam etmek, HAYIR oylarını çoğaltmak için etkili kampanya yürütenlere destek olmak hepimizin boynunun borcu. Ancak görev, 16 Nisan’da sandığa gittiğimizde bitmiyor. Mücadele ondan sonra da devam edecek. 16 Nisan gecesi ve 17 Nisan’dan itibaren öngörülebilir gelecekte ne yapmalıyız?

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Geçtiğimiz ay AKP Manisa İl Başkan Yardımcısı referandumda "evet" çıkmazsa iç savaşa hazır olun demiş ve bu sözlerin yarattığı büyük tepkinin ardından istifa etmek zorunda kalmıştı. Ancak AKP'linin bıraktığı kardeş kavgası bayrağını "gerekirse elimize silah alır savaşırız" sözleriyle Ülkü Ocakları Genel Başkanı Olcay Kılavuz devralmış görünüyor. Ülkü Ocakları Başkanı'nın, Devlet Bahçeli'nin "evet" kararının arkasında olduğunu söyledikten sonra bu sözleri sarf etmesi, istibdad cephesinin kardeş kavgası tehdidini referandum kampanyasının bir parçası olarak gördüğünü gösteriyor. Üstelik üniversitelerde özellikle HAYIR çalışması yapan gençlere karşı yoğunlaşan faşist saldırılar bu tehdidin şimdiden uygulanmaya başladığını da gösteriyor.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Referanduma büyük baskılar altında gidiliyor. İlk ilan edildiğinde ısrarla halka karşı ilan edilmediği söylenen OHAL, referandum sürecinde halkın tercihini baskı ile etkilemek için kullanılıyor. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ HAYIR dediği için gözaltına alınan tek kişi varsa istifa ederim dedi. Biz gözaltı ve baskıların sadece kamuoyuna yansıyan kısmını derledik. Başta da HAYIR dediği için gözaltına alınanları yazdık. Bekir Bozdağ bu gerçekler karşısında söz verdiği gibi istifa edecek mi? Sanmıyoruz! Ancak tüm baskı ve zulme rağmen HAYIR diyecek olan emekçi halk, kendisi gibi tüm müstebitleri o koltuklardan indirmesini bilecektir.

Gerçek'i paylaş:

Türkiye'de emperyalizmin ve patronların çıkarları doğrultusunda bir istibdad rejimi inşa ediliyor. AKP ve MHP el birliğiyle işçi ve emekçilerin kazanılmış haklarına göz diken Anayasa değişikliği paketi, 16 Nisan'da oylanacak. OHAL sopası altında referanduma gidilirken asgari seçim koşulları dahi yaratılmıyor. HAYIR çalışması yapanlar terörist ilan ediliyor, saldırıya uğruyorlar.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Referandumda HAYIR diyenlerin çok sayıda gerekçesi var. Biz Gerçek gazetesinin Şubat sayısının Öncü İşçi ekinde anayasa değişikliği paketini madde madde ele alarak işçi ve emekçilerin neden HAYIR demesi gerektiğini ayrıntılarıyla ortaya koymuş, getirilmek istenen istibdad rejimini de Cumhurpatronluğu olarak tanımlamıştık.

Gerçek'i paylaş:

Sayfalar

Anayasa Referandumu beslemesine abone olun.

devrimci marksizm okulu ulusların kendi kaderini tayin hakkı

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri